26 Şubat 2014 Çarşamba

Arındırma


Kirlerden, ölü hücrelerden ve makyajdan arınmış temiz bir cildin önemini uzun uzun yazmayacağım zira bu artık herkesin bildiği bir konu. Benim bu aşamada kullanıp memnun kaldığım birkaç ürün var; Bioderma Sensibio H2O,  Shiseido ibuki gentle clenser,  Bioderma atoderm, Clinique peeling, Clinique rise-off foaming cleanser, Flormar çift bazlı göz makyajı temizleyici.

İlk ürünümüzle başlayalım:




Bioderma Sensibio H20. Bu ürün genellikle makyaj temizlemek için kullanılıyor ancak cildinizi arındırmak için de kullanabilirsiniz, şahsen ben öyle yapıyorum. Kuru ve hassas ciltler sık sık su ile temas edip hırpalanmamalı. Bu ürünün tam boyunu bitirip kutusunu attığım için görselini paylaşamıyorum ancak, elimde eczacı olan yengemin verdiği numuneler var. Bu numuneler, 3-4 günlük seyahatler için hayat kurtarıcı oluyor.  Yengemden dolayı bu konuda şanslıyım :)) Bu ürünü, makyajmı temizlemek için de kullanıyorum ama sadece yorgun olduğum zamanlar! Unutmadan, ben bu ürünün yağlı ciltler için olanını da makyajımı temizlemek için denedim fakat sensibio kadar memnun kalmadım.




Makyajımı, suyla durulanan bir ürün olan Clinique rinse-off köpük temizleyici ile yıkamak çok daha ferah ve temiz hissettiriyor. Bu ürünü yıllardır kullanıyorum. Cildimde kesinlikle kızarıklığa ya da tahrişe yol açmıyor. Önce yüzümü ıslatıyorum ardından azıcık bir miktar ürünü yüzüme yayıp haffçe ovalıyorum sonrasında da duruluyorum. Tek kötü tarafı, bu işlemi 2. kez tekrarlamamın gerekmesi. İlk seferde, yüzümü sertçe ovmayı istemediğimden ancak 2. aşamada yüzde yüz arındırma sağlıyor. Yine de değiştirmeyi düşündüğüm bir ürün değil. Makyajımdan kurtulmam toplamda 2 dakikamı bile almıyor ama tabi günlük yaşantımda ağır, yoğun ya da suya dayanıklı makyaj yapan biri olmadığımı da belirtmemde fayda var. Doğal bir görünüm için az miktar fondöten ve allık uyguluyorum. Az bir ürün kullanmanız yettiğinden uzun süre de bitmiyor. Şimdilik, bu iş için başka bir ürün kullanmayı düşünmüyorum. 





Göz makyajımı silmek içinse, hem çok hesaplı hem de etkili bir ürün olan Flormar’ın çift bazlı göz makyajı temizleyicisi kullanıyorum. Bu ürün, gözümde hiçbir tahrişe ve rahatsızlığa yol açmadı. Kolay bozulan bir ürün olmadığından  ikişer tane alıp depoluyorum. Ürün yapısı yağlı olmasına rağmen, makyajımı sildikten sonra yıkama gereği duyacağım kadar rahatsızlık hissi vermedi ve hiçbir şekilde yağ butonlarına sebep olmadı. Yine söylemeliyim ki, tahmin ettiğiniz üzere göz makyajımı da çok hafif uyguluyorum. Sadece rimel sürüp çıkıyorum. Makyaj anlayışım tamamen doğallık üzerine. Far sürdüğüm zaman sanki düğüne gidecekmişim gibi hissedip rahatsız oluyorum.

Gel gelelim bir diğer memnun kaldığım ürüne: Shiseido gentle cleanser.  Shiseido’dan yaptığım alışveriş  sonrası verdikleri sample’lardan biriydi. 2-3 kere deneyip memnun kaldığım sonucuna vardım. Cildinizi çoğu temizleyicinin yaptığı gibi germiyor aksine yumuşacık bir his veriyor. Tek dezavantajı, yeterince temizlik hissi vermemesi. Yağlı ya da normal ciltler bu serinin, mikro tanecikler de içeren purifiying cleanser isimli olanını alabilirler. Yalnız, aman dikkat! Bu iki ürünün ambalajı tamamen aynı. Bu sizi yanıltmasın. Ürünün üzerindeki yazıya dikkat edin. Satış görevlileri bazen dikkatsiz davranabiliyor.




Bioderma atoderm cleanser, atopik dermatit’e yönelik hazırlanmış numune paketlerinden çıkan bir üründü. Bir iki defa deneyip fena olmadığına karar verdim. Daha doğru bir analiz için biraz daha kullanacağım. Elimde bu seriden epey bir numune var. İlerleyen zamanlarda bir çekiliş düzenleyip takipçilerimden birine hediye edebilirim.




Son olarak, yine yıllardır kullanıp memnun olduğum bir üründen, clinique peeling’ten bahsetmek istiyorum. Pullanma sorunu olanlar, nemlendirici kullanmadan önce mutlaka cildini iyi bir peeling ile temizlemeli. Bu sayede ölü derilerinizden kurtulduğunuz gibi, cildinizin nemlendiriciyi maksimum seviyede absorbe etmesini de sağlarsınız. Ben bu peelingi haftada yalnızca bir kere kullanıyorum çünkü daha önce de söylediğim gibi artık pullanma sorunum kalmadı. İsteyen bu ürünü daha sık kullanabilir çünkü gerçekten cildi çizip, hırpalamadan, kızartmadan temizleyen çok başarılı bir ürün. Özellikle sıcak bir duştan sonra kuruyup pul pul dökülen cildinizdeki ölü derileri temizlemek için nemlendirici ya da nem maskesi öncesinde kullanabilirsiniz. Bu sayede kaymak gibi bir cildiniz olur :)) Bu arada siz siz olun, sıcak suyla vücudunuzu haşlayıp kurutmak ve tansiyonunuzu düşürmek yerine, mümkün olduğunca ılık su hatta dayanabileceğiniz kadar soğuk su ile duşunuzu alın. Dahası, suda fazla oyalanmak yerine bir an önce işinizi bitirip çıkmaya çalışın. Panik yapacak, abartacak bir şey yok ancak suda radyoaftik bir madde olan radyum elementi var ve bu element kolayca buharlaşıp solunum yoluyla vücudumuza giriyor. Elbetteki bu çok düşük bir doz ve vücudumuz bunu rahatlıkla tolere edebilecek kapasitede ama dikkatli olmakta fayda var. Soluduğumuz havada bile radon gazı varken, panik yapmak yersiz. Aslında, su ve sabunla zaten fazla haşır neşir olmayan toplumumuzda bu bilgiyi paylaşmak ne kadar doğru bilemiyorum. Su konusu ile ilgili size geniş bir yazı hazırlayacağım yakında. Bu ürünün tek dezavantajı boyutu. Haftada bir iki kez kullanılan bir ürün için boyu çok büyük ve seyahatlerde yanınızda taşımamak için illa ki bir kaba aktarmanız gerekiyor. Çok uzun süre dayandığı için bozulma riski de var ayrıca.

23 Şubat 2014 Pazar

İlk Yazım- Nemlendirme

Herkese merhaba ! Hepimizin bildiği gibi internet, pek çok insanın rahatlıkla ulaşabildiği dev bir iletişim ve bilgi ağı. Ne var ki, faydalı olduğu kadar zararlı da olabilir...Ondan yararlanabilmemiz onu nasıl kullandığımıza bağlı. Bugün hayatımızın bir parçası haline gelmiş olan internet ortamında herkes kaynak belirtmeden, istediğini yazıp çizebiliyor. Güvenilir bilgiye ihtiyaç duyduğumuz internet ortamında, bu bloğu açmamın sebebi; bilime ve sade güzelliğe aşık bir insan olarak, hem bilgi paylaşımı yapmak, hem de benim gibi sorunlu bir cilde sahip olan takipçilerime cildimle nasıl başa çıktığımı anlatmak.

Benim için güzel görünmenin ilk şartı duru, sağlıklı bir cilt ve en önemlisi dolu bir beyin. Evet yanlış duymadınız; dolu bir beyin ! :) Nitekim, hiçbir kozmetik ürünü yüzünüzü, bireysel donanımın vermiş olduğu manalı bir ifade kadar çekici kılamaz !! Bunun da yolu çok okumaktan değil, doğru kaynakları derinlemesine okuyup analiz etmekten geçiyor. Alın size çok basit bir örnek: Parafin! Gözlemlediğim kadarıyla, pek çok insan parafin içeren ürünlerin sağlığa zararlı olduğuna dair gereksiz bir endişe duyuyor. Bunun için kimseyi suçlayamam zira, ülkemizde bilim konusunda çok büyük bir bilgi kirliliği var. Gazetelerin bilim sayfaları gerçekliği yansıtmaktan çok uzak. İnternette rastladığımız bilgilerin çoğu yanlış ya da en iyi ihtimalle eksik. Türkçe akademik yayınların sayısının azlığından bahsetmiyorum bile... Bilim yolunda ilerleyen bir öğrenci olarak, ürün içeriğini bozulmaktan koruyan zavallı parafinler konusunda içinizin rahat olmasını, bilakis parafin içermeyen ürünlerden şüphe duymanız gerektiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Parafin, dünyada en çok kullanılan koruyucu madde olduğundan, üzerinde sayısız deney yapılmış ve güvenlik testlerinden geçmiştir. Kullandığımız ürünlerde parafin gibi bir koruyucu olmaması durumunda, ürünleriniz en fazla 3 gün içinde bozulup çöpe giderdi. Bilmelisiniz ki, parafin içermeyen ürünlerde koruyucu olarak başka bir madde kullanılıyor ve bu madde üzerinde parafin kadar test yapılmadığı için güvenliği şüpheli. Malesef bazı firmalar, müşterilerin sağlığından çok onların taleplerine yani para kazanmaya odaklı olduklarından, parafin yerine ne olduğu belirsiz koruyucu maddeler kullanıyor. Parafin konusunda detaylı bilgi edinmek için ingilizce bilen takipçilerim FDA'in sitesine ve Pubmed isimli, bilimsel veri tabanına göz atabilirler...Bu arada, konuyu biraz dağıttım sanki. Halbuki, size cildi nemlendirmenin ve güneş ışınlarından korumanın önemini anlatacaktım...Eğer istek olursa ve geniş bir vakit bulabilirsem sizlere "toksisite" hakkında bir yazı hazırlamak istiyorum :) Şimdi esas konuya geçelim. Nemlendiriciler...

Şunu bilmeliyiz ki, normal ve yağlı ciltlerin bile günlük rutin olarak kaliteli bir nemlendiriciye ihtiyacı var. Güzelce nemlendirilmiş bir ciltte makyajınız harika görüneceği gibi, kırışıkları da bir nebze engellemiş olursunuz. Kırışıklıklardan söz açılmışken, bu konuda ki en etkili silahımız güneş koruyucuları ! Yüz ve göz altı bölgesi için özel olarak üretilmiş, yaz-kış ayırt etmeden kullandığımız güneş koruyucuları ya da spf içeren kremler, cildimizi UV ışınlarına karşı korur ve böylece cilt kanseri ve kırışıklık riskini en aza indirmiş oluruz. UV ışınlarının cildimize nasıl zarar verdiğini, bronzlaşmanın ve güneş kremlerinin ardındaki bilimi, uzun bir konu olduğundan daha sonra ayrı bir başlık altında anlatacağım.

Şimdi, size çok memnun kaldığım nemlendiricimden bahsetmeden önce cildim hakkında biraz bilgi vereyim: Benim cildim normalde pul pul dökülen, biraz kızaran ve aynı zamanda dönem dönem kistik sivilceler çıkaran hassas bir cilt. Ahh, yazarken bile yoruldum :)) Haliyle, kullandığım ürünlerin anti-alerjik ve kaliteli olmasına özen gösteriyorum. Dönemsel sivilceleri kapatmak kolay iş, peki ya pullanmalar? Özellikle duş sonrası kızaran ve pul pul dökülen bir ciltle uğraşmak hiç kolay değil. Bugüne dek, çok sıkıntı çektiğim bu sorundan 3-4 aydır kullandığım Shiseido'nun İbuki serisi sayesinde kurtuldum! Ne varsa Japonlarda zaten :p Fiyatı biraz pahalı ancak verdiğim her kuruşu tamamen hakediyor. Japonlarda nemlendirme rutini iki aşamalı. Önce avcumuza bir miktar Softenin Concentrate adlı yumuşatıcı solüsyonumuzu sıkıp yüzümüze yayıyoruz. Sonrasında ise yine az bir miktar Refining Moisturizer  adlı nemlendiriciyi (gece ve gündüz) uyguluyor ve pullanmalara veda ediyoruz. Nemlendirmenin iki aşamalı olması, cildinizin nemi hapsetmesini sağlıyor. Bu nedenle, bu iki ürünü bir arada kullanmalısınız. İlk günden bile etkisini görüyorsunuz. Ayrıca, öyle bir iddiası olmamasına rağmen, gece sürüp yattığımda bu ürünün sivilceleri azalttığını da deneyimledim. Bir ara buraya, ürünün yapısını görmeniz için görsel de ekleyeceğim. Bu arada, ben bu ürünleri, sample'larını deneyerek aldım. Denemeden kesinlikle hiçbir ürünü satın almayın. Her cilt tipi farklıdır. Bana iyi gelen bir ürün size iyi gelmeyebilir, mağaza görevlilerinden sample isterseniz, mutlaka vereceklerdir.

Nihayet fotoğrafları eklemek için vakit buldum. Telefonumdan çektiğim için görüntü kalitesi biraz düşük.

 Ürünlerin şişesi pompalı olduğdu için hem hijyenik hem de kullanım kolaylığı sağlıyor. İstediğiniz miktarda ürünü parmağınızla hafifçe batırarak ayarlayabilirsiniz.


Üsteki fotoğraf, refining moisturizer. Yapısı çok güzel, kolayca tüm yüzünüze yayabiliyorsunuz. Su gibi hafif. Emilimi de hızlı ve yüzünüzde kesinlikle yağlı bir tabaka bırakmıyor. Yine de tabi ki, üzerine fondöten uygulamadan önce bir 10-15dk kadar beklemek en iyisi. Alttaki fotoğraf ise, softening concentrate. Yüzümüze öncelikle bu ürünü uyguluyoruz ve hiç beklemeden refining moisturizer nemlendiricimizi sürüyoruz. Bu ürünün yapısı hafif yağlı ama cilt tarafından hemen emiliyor ve yağlanma, parlama yapmıyor. Sonuç olarak kadife gibi bir cilde sahip oluyorsunuz.